İşte bundan bahsediyorum ben yaklaşık 3-4 senedir. Bu işletim sistemi yamalana yamalana yamalı bohçaya döndü. Aynı çürük binaya kaçak kat çıkmak gibi bir iş bu Windows 10. Çekirdek eskidi. Günümüz donanımlarına yeteri kadar iyi tepki veremiyor. Özellikle mavi ekran sorunlarının başında geliyor bu çekirdek. Dump dosyalarını okuduğumda "ntoskernel.exe" kaynaklı olduğunu görüyorum çoğu kişide. NT çekirdeği artık yaşlandı. 90'lı yıllarda taş gibiydi. NT 4.0 diye bir efsane var. Ama NT 5.1 yani XP sonrası bu çekirdeğin suyu çıktı artık. 2007 yılından beridir majör bir güncelleme dahi almadı. Sadece modifiye edildi. Windows 10'da halen daha tonla Aero elementi var. DWM'yi kapatın direkt karşınıza Aero Basic teması çıkıyor. Yamalı bohçaya döndü bu işletim sistemi. Ve bir gün çökecek. Aynı Longhorn projesi gibi.
2001-2004 yılları arasında Microsoft yeni bir işletim sistemi üzerinde çalışıyordu. Başlarda XP'ye küçük bir güncelleme çıkaracaklardı. Bu güncellemeden sonra ise Codename: Blackcomb projesi ile Windows'u tam bir 21. yüzyıl işletim sistemi yapacaklardı. O dönem Apple, Mac OS X ile birlikte getirdiği Aqua arayüzü ile Windows'un tasarım olarak çok ötesinde duruyordu. Microsoft'da buna cevap vermek amaçlı Blackcomb ile Avalon adında bir arayüze geçecekti. Lakin bu Blackcomb'a geçiş için tasarlanan küçük XP güncellemesi yani Longhorn, zamanla Blackcomb özelliklerine kavuşup yeni bir sürüme döndü. Hatta 21H2'de buna benziyor diyebilirim. Normalde Windows 10 arayüzü değişecekti ama şimdi Windows 11'e döndü birden işler. Bu Longhorn'da arayüz cam gibi olacaktı. Avalon yani Aero arayüzü gelecekti.
Yukarıdan Longhorn'un konsept görüntüsünü görebilirsiniz. Düşünün bunu 2004 yılında yapmayı planlıyorlardı. Ve aslında bu arayüz ve özellikler Longhorn değil Blackcomb ile gelecekti. Yukarıda dediğim gibi proje birden beklenmedik şekilde Blackcomb özelliklerine kavuştu ve Blackcomb ertelendi. Bu noktada Microsoft'un hayat kurtaran bir önlem alması gerekiyordu. Çünkü Longhorn tamamen XP çekirdeği üzerine kurulmuştu. XP çekirdeği ise artık çok yaşlıydı o dönem için. Bu özellikleri kaldıracak kadar güçlü değildi. Yepyeni bir çekirdeğe geçiş yapılmalıydı acilen. Ama Microsoft geçmedi. İnatla bu arayüz ve beraberinde gelecek özellikler XP çekirdeğine emanet etti.
Sonuç ise fiyasko oldu. Windows Longhorn sürekli bellek sızdıran, kasan ve donan bir işletim sistemi oldu. Ve 2004 yılında iptal edildi. Yerine ise Server 2003 çekirdeği ile NT 6.0 oluşturuldu ve Vista projesinde kullanıldı. O günden beridir de bu çekirdeğin üstüne yeni bir NT çekirdeği çıkmadı. NT 6.1, 6.2, 6.3 ve en son 6.4 yani pazarlama adıyla 10.0 çıktı. Ama bunlar ayrı sürümler değiller. Yine içlerinde Vista ve Server 2003 kodları var çünkü. Microsoft bu olayın üstüne umarım dersini almıştır. Windows 11 ile ben NT ve NTFS'ye bir güncelleme bekliyorum artık. SSD devrine geçtiğimiz şu dönemlerde NTFS tamamen SSD'ler için zarar ziyan. HDD'ler için tasarlanmış bir dosya sistemi sonuçta. Windows 11'i gidip yine NT 6.0'a emanet ederlerse büyük bir fiyasko çıkar ortaya.
Bu arada pazar Linux'a öyle ya da böyle kalacak hocam. Kapalı kaynak yazılımlar geliştiricisi ile beraber mezara girerler. Ama açık kaynak yazılımlar geliştiricisini bile gömer, yine de ölmez. Microsoft boşuna Linux'a büyük paralar yatırmıyor. Adamlar büyük bir meblağ ile Linux vakfına platinyum üye bile oldular. Windows'a gelen Linux subsystem'dan bahsetmiyorum bile. Geleceğin açık kaynak olduğunu Microsoft'da iyi biliyor. Ve gelecekte Linux çekirdeği ile NT'yi çatallayıp hibrit bir çekirdek ortaya çıkartabilir. Hem NT programlarını çalıştırmak için bir uyumluluk katmanı olacak, hem de tamamen Linux based olacak. Böylece yazılım kaynaklı oluşan hataların büyük kısmı yok olacak ve işletim sisteminin çekirdeği daima güncel kalabilecek. Linux NT gibi bir proje beklemiyor değilim gelecekte MS'den. Bunu da zaman gösterecek artık.
